TransferGo logo
Para gönder

Ramazan Sonrası Forma Girmek. Çözüm Diyet mi?

Ne ara geldi, ne ara geçti kimse anlamadı; ama izlerini yine de bırakmayı başardı Şeker Bayramı. Her sene olduğu gibi. Kilo aldık, formdan düştük. Diyete mi başlasak?

Akıl sır ermiyor değil mi? Halbuki ne kadar istekli ve azimli başlamıştık Ramazan Ayı‘na. Hayaller “bu sene Ramazan‘da kilo vereceğim“ di, gerçekler kilo oldu, gerçekler hüzün. Bu işte bir terslik olmalı. Hemen diyet demeden, diyoruz ki önce bir gün yüzüne çıkaralım, kilo konusu neden önemli.

Buz dağının görünen kısmı

Şimdi öncelikle şunu bir belirtelim: Canımızı sıkan şey kilo almaktan ziyade; aldığımız kilolar nedeniyle kendimizi sağlıklı hissetmeyişimiz. Kilo aldığımızda halsiz hissediyoruz, kimimiz nefes darlığı yaşıyor, dizlerimiz ağrıyor, bel ağrısı çekiyoruz, bağışıklık sistemimiz yani direncimiz düşüyor. Bedenimiz özgürlüklerimizi kısıtlamaya başlayınca da kötü hissediyoruz. En kötüsü de kendimizi iradesiz ve başarısız hissediyoruz. Hani hep o bilenler Japon bilim adamlarıydı ya, artık tüm dünyanın bildiği bir gerçek var: beden ve akıl sağlığı birbirinin desteği olmadan uzun süre tek başına gemiyi götüremiyor. Bu da ne demek: Vücut sağlıklı ve formdaysa kendimizi iyi hissediyoruz. Zihnen kendimizi iyi hissediyorsak, beden de sağlıklı ve zinde kalıyor. Bu konuda hemfikirsek bu bilgiyi bir cebimize koyalım.

Su içsem yarıyor!

Evet biliyoruz, millet olarak kemiğimiz de iri. Ama n’apalım yani? Vah vah tüh tüh diyip geçiştirmek de var ama biz diyoruz ki yine de bir bakalım neden alındı bu kilolar.

Biz yıllar yılı oruç tutmayı sadece dini ibadet olarak görürüz. Ama eminiz ki birçoğunuz oruç tutmanın son yıllarda, diyete alternatif olarak sağlıklı kalmak için uygulanan ve yükselen bir trend olduğunu duymuştur. Nefsimizi terbiye ve disiplinize etmenin yanısıra;

  • kan şekerini düzenlemeye,
  • kilo vermeye,
  • vücut içi iltihap seviyesini düşürmeye,
  • kan basıncı, trigliserit ve kolesterol seviyesini düşürerek kalp ve damar sağlığını desteklemeye,
  • Parkinson ve Alzheimer benzeri sinir sistemine bağlı bir takım hastalıklara yakalanma ihtimalini düşürmeye
  • Ve hatta kanser riskini azaltmaya

yönelik olumlu katkılar sağladığı tespit edilmiş. Yani o zaman amaç konusunda sıkıntımız olmadığı aşikar. Anlıyoruz ki araç konusunda bir sıkıntı var.

„Ben nerde yanlış yaptım?“

Çok yedik, çok. Yemeği bitirdik, daha sindirmeden bir daha yedik. Yetmedi bir de gece kalkıp yedik. Üstüne bir de su içip yattık. Bünyeyi resmen savaşa hazırlar gibi şartladık. Ha bir de Bayram geldi ki orasına girmeyelim bence, zira herkes yediği “tatlı”yı çok iyi biliyor.

Yani yanlış anlaşılmasın, amacımız yaraya tuz basmak değil. Biz balıktan ziyade, balık tutmanın yollarını bulmaya tarafız. Konuya açıklık getirmek istedik. Giriş, gelişme bitti; sonuca geldik.

Konu sağlık olunca genel geçer bir diyet sunmak mümkün değil. Size tavsiyemiz, bunun aksini iddia eden insanlar ve siteler konusunda şüpheci olmanız, ihtiyaç durumunda yemin etmiş doktorunuza danışmanız. Ama biz size yardımcı olacak bir takım temel kuralları yine de paylaşmak isteriz.

Az yemek:

Evet, kulağa her ne kadar banal gelse de bu işin en kolay çözümü bu. Diyet diye düşünüp, konuya ağırlık getirmeden küçük adımlarla başlayın. Normalde iki tabak mı yiyorsunuz, onu bir buçuk tabak yapın. Çayınızı iki şekerli mi içiyorsunuz, bir ay boyunca tek şekerli için. Değişikliğin az olmasından ziyade, gösterdiğiniz istikrar önemli.

Öz yemek:

Bakın mantıdır, karışık kızartmadır falan bunlardan vazgeçilmez, bunlar nimettir, Ama her yemeğin yanına pilavdı, makarnaydı, ekmekti diyorsanız; bizce demeyin. Biz size her gün brokoli yiyin demiyoruz; ama denge diyoruz. Yani dün kebap yediyseniz mesela, bugün de bağırsaklarınıza zeytinyağlı yoğurtlu bir öğünü hor görmeyin.

Geç yememek:

Ne zaman ve ne sıklıkta yemek yenmesi konusunda da farklı ekollerin farklı açıklamaları var. Tek şaşmayan şey, en son yediğiniz yemekle yatağa girme saatiniz arasında en az 2 saat olmalı. Böylelikle hem sindirim sisteminize yardımcı oluyor, hem de vücudunuza gece vardiyası yaptırmamış oluyorsunuz. Diyet yapın ya da yapmayın, bu kural anahtar niteliğinde.

Hareket etmek:

Eğer maksat kilo vermekse, yolumuz matematikten geçiyor. Korkmayın, cebirsel. Simdi yediğiniz, içtiğiniz herşey kalori yani enerji. Eğer hareketsiz bir hayatınız varsa, bu aldığınız kalorilerin bir kısmı organlarınızın ve dokularınızın çalışması için gerekli olan kısmı için kullanılıyor. Bu yakılan miktarı aldığınız kalori toplamından çıkardığınızda sonuç artıysa bu hanenize yazılıyor, kilo olarak. Eğer eksiyse bu da depolardakini yakmaya başladığınız anlamına geliyor. İşte siz hareketlendikçe, vücut da o yıllardır biriktirdiğini harcamaya başlıyor. Hareket etme konusunda destek ve motivasyona ihtiyacınız varsa, karantina sürecinde hayatınızı kolaylaştıracak beş teknoloji adlı yazımızda yer verdiğimiz Freeletics uygulamasına bir göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

TransferGo olarak size sağlık dolu, zinde ve mutlu günler diliyoruz.

2020-05-29

Uzakları yakına getiriyoruz

Bu ülkelere para gönderin:

Daha iyisini tercih eden 2 milyon kişiye katılın

Ücretsiz kaydolun